About admin

This author has not yet filled in any details.
So far admin has created 14 blog entries.

Gönüllerde ‘Yaşar’ Kemal!

Gönüllerde ‘Yaşar’ Kemal!

Anadolu’nun kültür mirası denince akla destanlar gelir. Bitmek tükenmek bilmeyen destanlar… Bu bereketli toprakların içinde saklı kalan hikâyeler, Homeros’tan bu yana pek çok ozan tarafından anlatıldılar. Bazen bir destan gibi okundu, bazen bir türkü gibi söylediler. Ve bu toprağın hikâyesini en güzel söyleyenlerden biri de Yaşar Kemal oldu. Kadirli’nin bir Türkmen köyü olan Hemite’de dünyaya gelerek, Anadolu’nun gelmiş geçmiş en büyük destan anlatıcısı oldu Yaşar Kemal. Bizlere gözlerimizle görmediğimiz hiçbir şeyden bahsetmedi, olağanüstü varlıklardan söz etmedi, bilakis her yerde gördüğümüz alelade insanların hayatlarını anlattı kendi dilinde… O anlattıkça, onlar destanlaştı…

Kahramanlarını insanüstü güçleri olanlardan seçmedi; yerine, hepimize içimizde bir kahraman taşıdığımızı gösteren kahramanları oldu. Ve her hayatın bir destan olabileceğini de anlattı. Daima yazdı… En çok da yürüyerek yazdı. Her adımında bir cümle daha kurdu zihninde. Torosları, Çukurova’yı, toprağı, ağacı, denizi, kuşları, ama en çok da insanı yazdı. Ve elbette çocukları…
Zor bir çocukluk yaşamıştı Yaşar Kemal. Belki de ondandı çocuklara bu kadar düşkün olması. Dayısının kurban derisi yüzerken elinden kayan bıçak sonucu sağ gözünü kaybettiğinde, henüz üç yaşındaydı. Beş yaşında daha büyük bir kayıpla karşılaştı. Gözleri önünde, üstelik caminin orta yerinde, kalbinden bıçaklanarak öldürüldü babası. Bıçağı tutan hiç de yabancı değildi üstelik, Van’dan göç ettikleri sırada yolda yaralı şekilde bulup yanlarına aldıkları, evlat bildikleri Yusuf’tu. Yaşar Kemal’in üvey abisi Yusuf…

Babasının ölümüyle kimsesiz kalmadı kalmasına, ama hayatı hep meşakkatli geçti. Okula devam edemedi, geçinmek için işten işe koşturmak zorunda kaldı. ‘Çocuklar İnsandır’ kitabında yer verdiği kahramanı Muhterem Yoğuntaş gibiydi, her şeye rağmen var oldu. Üstelik olmaması için tüm şartlar yeterince elverişliyken, dev bir yazar oldu. Tıpkı Çukurova sıcağında çatlayan bir kayanın, incecik aralığından dünyaya açılan sonsuz bir ağaç gibi…

“Ben çocukları çok severim. Onları anlamaya çalışırım sevmekten daha çok.”, der ‘Çocuklar İnsandır’ kitabının başında Yaşar Kemal. Anlamaya çalışırken de tıpkı onlar gibi içtendir, sahicidir, rol yapmak yoktur tabiatında. Zaten onun kitaplarını okuyanlar bilirler bu sahiciliği. Kendi çocuk tarafını da inkâr etmez hiçbir zaman. Çocuklarla çocuk olur, gökyüzünde uçurtmalar uçurur. Çocuklar da korkmaz kendileri gibi olan bu koca yürekli adamdan, “Kaç Yaşar amca, karanlık kavuşuyor!” derler.

Sadece bir yazar değildi Yaşar Kemal, bir toplumun vicdanı oluvermişti. “İnsan evrende gövdesi kadar değil, yüreği kadar yer kaplar.”, dedi, nerede bir adaletsizlik görse mücadele etti. Nerede bir mazlum görse kol kanat gerdi, nerede bir yetim görse acısını acısına kattı. Söylenmeden dinledi, anlatılmadı anladı. Barıştan yana oldu cümleleri hep. Kalemini kimse için yolundan çevirmedi, ilk şiirini yazdığı günden, son kitabını yazdığı güne kadar bu böyle devam etti. Eğilmedi, bükülmedi, başkaları tarafından şekillendirilmedi. Koca Çukurova’yı taşıdı gönlünde. Hemite’de de, Adana’da da, İstanbul’da da, Paris’te de…

‘İnce Memed’le içimizdeki kahramanı uyandırdı, ‘Dağın Öteki Yüzü’ ile kuruyan umutlarımızı yeşertti. ‘Çocuklar İnsandır’la kimsesiz çocuklara dokundu, ‘Fırat Suyu Kan Akıyor’la bir toplumun acısını duyurdu. ‘Teneke’ ile mücadeleyi öğretti, ‘Yılanı Öldürseler’ ile toplumsal cinneti serdi gözlerimizin önüne. Her kitabından geriye bir duygu bıraktı bizlere. Ve bir de vasiyet gibi sözler kaldı kendinden geriye:

“Bir, benim kitaplarımı okuyan katil olmasın, savaş düşmanı olsun.
İki, insanın insanı sömürmesine karşı çıksın.
Kimse kimseyi aşağılayamasın. Kimse kimseyi asimile edemesin.
İnsanları asimile etmeye can atan devletlere, hükümetlere olanak verilmesin.
Benim kitaplarımı okuyanlar bilsinler ki, bir kültürü yok edenlerin kendi kültürleri, insanlıkları ellerinden uçmuş gitmiştir.
Benim kitaplarımı okuyanlar yoksullarla birlik olsunlar, yoksulluk bütün insanlığın utancıdır.
Benim kitaplarımı okuyanlar cümle kötülüklerden arınsınlar.”

28 Şubat 2015’te yitirdik Türk edebiyatının Toroslar gibi dimdik duran usta kalemini. Biliyoruz ki her şeye rağmen sonsuza dek gönüllerde ‘Yaşar Kemal’… Onun tasvir ettiği, onun hayal ettiği ve hayal ettirdiği kadar güzel bir dünyada yaşayabilmek dileğiyle…

Adana, Kitap Fuarı ve Yaşar Kemal

Kitap fuarları bir kentin kültürünün aynası gibidir. Diğer fuarlardan farklı olarak kentin kültüre ilgisini de yansıtırlar. Kent onu sahiplenirse yaşar, büyür, o kentin en büyük kültür etkinliği halini alır. Halkın ilgi göstermesi, fuara gelmesi, kitap alması, etkinlikleri izlemesi için de bir dizi işin işbirliği ile yapılması gerekir. Örneğin fuarın duyurulmasında basının önemli rolü vardır. Yine fuarı duyurmakta ve ulaşmakta, daha birçok işte valiliğin, belediyenin katkısı gerekir.

Çukurova Kitap Fuarı bu yıl 10. kez açıldı. Adana Valiliği ve Adana Büyükşehir Belediyesi desteği 10. yıla varmakta çok önemli bir etken oldu. İlk yıldan beri sürekli işin içinde oldular. Sonuç olarak da Çukurova Kitap Fuarı kalıcılaştı, gelenekselleşti.
Çukurova Kitap Fuarı, 7 Ocak 2017 Cumartesi günü TÜYAP Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde kapılarını açtı. 15 Ocak Pazar akşamına kadar panel, söyleşi ve çocuk etkinliklerinden oluşan 70 kültür etkinliğinde ve yüzlerce imza gününde 300 yazarı okurlarla buluşturacak. Açılış törenine Adana Valisi Mustafa Demirtaş. Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, Adana Ticaret Odası Başkanı Atilla Menevşe gibi şehrin ileri gelenleri katıldı. Açılışta söz alıp kitap fuarının öneminden, şehre kattığı kültürel değerden söz ettiler.

Çukurova Kitap Fuarı ile aynı günlerde Adana’nın kurtuluşunun 95’inci yıldönümü kutlanıyordu. Etkinliklerden biri de İdil Biret konseriydi. Valilik, terör olaylarını gerekçe göstererek İdil Biret’in konserini iptal etti. Evde, ülkede yas varsa kuşkusuz eğlenilmez ama bir konserin “eğlence” olduğu tartışmalıdır. Kuşkusuz güvenlikle ilgili gerekçeler de vardır ama kültür etkinliklerinin hele Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası eşliğine İdil Biret konserinin eğlence olmayacağı bilinmeli.
İptal edilenler hep kültür etkinlikleri oluyor. Başta futbol maçları olmak üzere spor etkinlikleri eğlenceden sayılıp iptal edilmiyor. İstanbul’da İnönü Stadı’nda güvenliği sağlayan Emniyet güçlerine yapılan saldırı, verilen onlarca şehit spor etkinliklerinin de terörün hedefi olduğunu gösterdi.

8 Ocak Pazar sabahı otelden fuara doğru yola çıkarken Adana Uluslararası Kurtuluş Yarı Maratonu ve Halk Koşusu’nu gördük. Kapalı salonda yapılan İdil Biret konseri güvenlik gerekçesi ile iptal edilmişse şehrin caddelerinde yapılan bu yarış nasıl korunuyor, diye merak ettik. Evet, yasımız varsa eğlenemeyiz ama terör var diye kültür etkinliklerini de spor müsabakalarını da iptal etmemeli, terörün amacına ulaşmasına izin vermemeliyiz. Bu nedenle Seyhan Belediyesi’nin kurtuluş günü münasebetiyle Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde düzenlediği Şemsettin Başkurt ile Adnan Ateşok’un “Adana’nın İzini Tarihe Bırakanlar” resim sergisinin 5 Ocak’taki açılışını ertelememesini doğru buluyorum.  

Adana’da Yaşar Kemal’in adını yaşatan kurumlardan olan Divan Otel lobisinde usta sinemacı, yazar Arif Keskiner ağabeyle karşılaştık. Yaşar Kemal Kültür-Sanat ve Edebiyat Festivalinin hazırlıklarını yaptıklarının müjdesini verdi. Adana’nın yapmadığını Osmaniye gerçekleştiriyor. Arif Keskiner’in başkanlığında Yaşar Kemal’in eşi Ayşe Baban’ın da katılımı ile valilik ve belediye başta olmak üzere Osmaniye’nin tüm resmi ve sivil kurumlarının katıldığı bir festival komitesi kurmuşlar. 20-21-22 Nisan’da “edebiyatın büyük ustası Yaşar Kemal’i anmak, fikirlerini anlamak ve anlatmak” amacıyla uçurtma şenliğinden, resim yarışmasına, film gösteriminden sempozyuma çok renkli, çocuğundan yaşlısına herkesin katılacağı bir festival düzenleyeceklerini anlattı Keskiner. Osmaniye’de, Hemite’de buluşmak için sözleştik. Festivalle ilgili gelişmeler www.yasarkemalplatformu.org adresinden izlenebilir.

(Metin Celal’in 11 Ocak 2017 tarihli Cumhuriyet Gazetesi köşe yazısıdır.)

Yaşar Kemal Buluşmaları

İSTANBUL’dan iki kar esiri olarak, Adana’da Arif Keskiner’le beraberiz. Her buluşmamızda Yaşar Kemal’den konuşuyoruz.

Vaktinin büyük bölümünü Yaşar Kemal’le ilgili yapılacak etkinliklere, yapılması gereken organizasyonlara adamış Arif.

Daha yeni Osmaniye’den gelmiş.

Yaşar Kemal’le ilgili ileride yapılacaklara dair en taze bilgiler onda.

Bu yıl bahar mevsiminde Osmaniye’de “Yaşar Kemal Buluşmaları” başlığı altında gerçekleştirilecek etkinliklerden söz ediyor.

Büyük ustanın çeşitli yönlerine değin toplantılar yapılacakmış buluşmalarda.

Etkinlikler Korkut Ata Üniversitesi’nin ve haricen Osmaniye Valiliği, Osmaniye Belediyesi, Yaşar Kemal Vakfı, Yaşar Kemal Platformu, Osmaniye Barosu ve başka sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle 20-21-22 Nisan tarihinde gerçekleştirilecek…

***

HEMEN ardından 23 Nisan’ın geleceğini düşündüğümüzde, günlerin daha çok çocuklar üstüne kurulmuş olmasını daha da önemsiyorum. Etkinlikler çerçevesinde ilk ve ortaokullar arası bir resim yarışması düzenlenecek.

50 resim ilkokuldan, 50 resim orta öğretimden seçilecek. Bu resimler arasında ilk 12’şer resimden, gelecek yıl bir takvim yapılacakmış…

Ödül kazananlara ayrıca Yaşar Kemal kitapları armağan edilecek ve düzenlenecek törende plaketler ve belgeler takdim edilecek.

Etkinlik kapsamında Yaşar Kemal’in köyü Hemite’de de ‘Uçurtma Şenliği’düzenlenecek. Onun röportajlarını okuyanlar, Yaşar Kemal ve çocuklar arasındaki yakın dostluğu, onun çocuklarla kurduğu bağı daha iyi fark edeceklerdir. Yaşar Kemal’le ilgili etkinliklerde çocukların ön planda tutulması bir gereklilik bence…

Hemite’de bir de Yaşar Kemal fotoğraf sergisi açılacak ve etkinlik kapsamında yazarın romanından sinemaya uyarlanan ‘Yılanı Öldürseler’ filmi gösterilecek. Gösterime Türkan Şoray ve Ahmet Mekin de katılacak.

Korkut Ata Üniversitesi’nde ayrıca iki de sempozyum düzenlenecek.

Birincisinin başlığı ‘Yaşar Kemal Romanında Çocuk’. Bu ilk sempozyumu Yalvaç Ural yönetecek. İkinci konu ise ‘Yaşar Kemal Araştırma Merkezi’nin oluşumu konusunda yapılacaklar’ başlığını taşıyor.

Gerçekten bu tür merkezlerin yaygınlaşması ve kurumsallaşması gerektiğine inanıyorum.

Bu girişim için Boğaziçi Üniversitesi’nde kurulan Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’ni örnek almak istediklerini belirtiyorlar…

Sözü gelmişken aklımdakileri söylemem gerekiyor.

İlk aşamada bir çalışma grubu kurulabilir ve bu grup böyle bir merkezin uzun vadede nasıl gerçekleşeceğini ve nelerin yapılması gerektiğini planlaması sağlanabilir.

Yola çıkar çıkmaz, Yaşar Kemal için nitelikli bir arşiv düzenlemek gerekiyor. Nerede, kimde, ne var, nelere ulaşılabilir… Hepsi bir araya getirilip düzenlenmeli. Yaşar Kemal üzerine araştırma yapmak isteyen herkesin yararlanabileceği doğru, zengin, derinlikli bir arşiv oluşturulmalı…

Burada şimdiye kadar yapılmış tüm araştırmalar, yazılar, yayımlar bulundurulmalı. Söyleşiler, belgeseller, görsel materyaller, yazılı belgeler… Bu uygulamanın iyi örnekleri dünyanın birçok yerinde var. Ayrıca bir yayın kataloğuna da ihtiyaç duyulacağı gerçeğini de hatırlatmalıyım…

Diğer taraftan, baharda düzenlenecek etkinlikte müziğin eksikliğini düzenleyicilerin de fark ettiğine ve bununla ilgili çalışmaların yapılacağına inanıyorum. Halk müziğinin iyi sanatçılarının yer alacağı bir konser, özel bir buluşma, etkinliklere başka bir derinlik kazandıracaktır. Halk şiirini, halk türkülerini bilen, söyleyen Yaşar Kemal adına yapılan buluşmada müziğin de planlanmasını öneriyorum.

***

AJANDANIZA not edeceğiniz önemli bir buluşma. Yaşar Kemal’i her fırsatta okumalıyız. Bize çok şey söyleyecektir.

(Doğan Hızlan’ın 12 Ocak 2017 tarihli Hürriyet Gazetesi’ndeki köşe yazısıdır.)

Yaşar Kemal Kültür-Sanat ve Edebiyat Festivali Hazırlık Toplantısı OKÜ’de Yapıldı

Yaşar Kemal Kültür-Sanat ve Edebiyat Festivali Hazırlık Toplantısı OKÜ’de Yapıldı

28 Şubat 2015 tarihinde kaybettiğimiz usta yazar Yaşar Kemal’i anmak amacıyla her yıl düzenlenmesi planlanan Yaşar Kemal Kültür-Sanat ve Edebiyat Festivali’nin birincisinin 2017 yılı Nisan ayında gerçekleştirilecek. Festivalin geleneksel hale gelerek her yıl tekrarlanması amacıyla, çeşitli kurum temsilcilerinin katılımıyla, Yaşar Kemal Kültür, Sanat ve Edebiyat Festivali Düzenleme Komitesi oluşturuldu. Komite üyeleri ve kurum temsilcileri Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi’nde koordinasyon ve görev dağılımı toplantısı düzenlendi.

Yapımcı Arif KESKİNER önderliğinde başlatılan girişimin kurucularından Osmaniye Kadın Platformu Derneği Başkanı Ebru AKSOY ile Keskiner Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Aziz Mehmet KESKİNER koordinasyonunda yürütülen festival hazırlıklarının konuşulduğu toplantıya, Rektör Prof. Dr. Orhan BÜYÜKALACA, Vali Yardımcısı Alp Eren YILMAZ, Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin AZİZOĞLU, Baro Başkanı Dilem AKSOY, Kültür ve Turizm İl Müdürü Garip YIL, DOĞAKA Osmaniye YDO Koordinatörü Erdinç KADIOĞLU, Osmaniye Musiki Derneği Başkanı Ethem ARGUN ve Osmaniye Gazeteciler Cemiyeti Başkan Yardımcısı Mehmet ÇAKMAK katıldı. OKÜ’de yapılan bu toplantıda etkinlik kapsamında yapılacak faaliyetlerin içerikleri ile görevlerin kurumlar arasında paylaşılması konuları görüşüldü.

20-22 Nisan 2017 tarihleri arasında 3 gün boyunca sürecek festivale dair tüm gelişmeleri buradan paylaşmaya devam edeceğiz.