İSTANBUL’dan iki kar esiri olarak, Adana’da Arif Keskiner’le beraberiz. Her buluşmamızda Yaşar Kemal’den konuşuyoruz.

Vaktinin büyük bölümünü Yaşar Kemal’le ilgili yapılacak etkinliklere, yapılması gereken organizasyonlara adamış Arif.

Daha yeni Osmaniye’den gelmiş.

Yaşar Kemal’le ilgili ileride yapılacaklara dair en taze bilgiler onda.

Bu yıl bahar mevsiminde Osmaniye’de “Yaşar Kemal Buluşmaları” başlığı altında gerçekleştirilecek etkinliklerden söz ediyor.

Büyük ustanın çeşitli yönlerine değin toplantılar yapılacakmış buluşmalarda.

Etkinlikler Korkut Ata Üniversitesi’nin ve haricen Osmaniye Valiliği, Osmaniye Belediyesi, Yaşar Kemal Vakfı, Yaşar Kemal Platformu, Osmaniye Barosu ve başka sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle 20-21-22 Nisan tarihinde gerçekleştirilecek…

***

HEMEN ardından 23 Nisan’ın geleceğini düşündüğümüzde, günlerin daha çok çocuklar üstüne kurulmuş olmasını daha da önemsiyorum. Etkinlikler çerçevesinde ilk ve ortaokullar arası bir resim yarışması düzenlenecek.

50 resim ilkokuldan, 50 resim orta öğretimden seçilecek. Bu resimler arasında ilk 12’şer resimden, gelecek yıl bir takvim yapılacakmış…

Ödül kazananlara ayrıca Yaşar Kemal kitapları armağan edilecek ve düzenlenecek törende plaketler ve belgeler takdim edilecek.

Etkinlik kapsamında Yaşar Kemal’in köyü Hemite’de de ‘Uçurtma Şenliği’düzenlenecek. Onun röportajlarını okuyanlar, Yaşar Kemal ve çocuklar arasındaki yakın dostluğu, onun çocuklarla kurduğu bağı daha iyi fark edeceklerdir. Yaşar Kemal’le ilgili etkinliklerde çocukların ön planda tutulması bir gereklilik bence…

Hemite’de bir de Yaşar Kemal fotoğraf sergisi açılacak ve etkinlik kapsamında yazarın romanından sinemaya uyarlanan ‘Yılanı Öldürseler’ filmi gösterilecek. Gösterime Türkan Şoray ve Ahmet Mekin de katılacak.

Korkut Ata Üniversitesi’nde ayrıca iki de sempozyum düzenlenecek.

Birincisinin başlığı ‘Yaşar Kemal Romanında Çocuk’. Bu ilk sempozyumu Yalvaç Ural yönetecek. İkinci konu ise ‘Yaşar Kemal Araştırma Merkezi’nin oluşumu konusunda yapılacaklar’ başlığını taşıyor.

Gerçekten bu tür merkezlerin yaygınlaşması ve kurumsallaşması gerektiğine inanıyorum.

Bu girişim için Boğaziçi Üniversitesi’nde kurulan Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’ni örnek almak istediklerini belirtiyorlar…

Sözü gelmişken aklımdakileri söylemem gerekiyor.

İlk aşamada bir çalışma grubu kurulabilir ve bu grup böyle bir merkezin uzun vadede nasıl gerçekleşeceğini ve nelerin yapılması gerektiğini planlaması sağlanabilir.

Yola çıkar çıkmaz, Yaşar Kemal için nitelikli bir arşiv düzenlemek gerekiyor. Nerede, kimde, ne var, nelere ulaşılabilir… Hepsi bir araya getirilip düzenlenmeli. Yaşar Kemal üzerine araştırma yapmak isteyen herkesin yararlanabileceği doğru, zengin, derinlikli bir arşiv oluşturulmalı…

Burada şimdiye kadar yapılmış tüm araştırmalar, yazılar, yayımlar bulundurulmalı. Söyleşiler, belgeseller, görsel materyaller, yazılı belgeler… Bu uygulamanın iyi örnekleri dünyanın birçok yerinde var. Ayrıca bir yayın kataloğuna da ihtiyaç duyulacağı gerçeğini de hatırlatmalıyım…

Diğer taraftan, baharda düzenlenecek etkinlikte müziğin eksikliğini düzenleyicilerin de fark ettiğine ve bununla ilgili çalışmaların yapılacağına inanıyorum. Halk müziğinin iyi sanatçılarının yer alacağı bir konser, özel bir buluşma, etkinliklere başka bir derinlik kazandıracaktır. Halk şiirini, halk türkülerini bilen, söyleyen Yaşar Kemal adına yapılan buluşmada müziğin de planlanmasını öneriyorum.

***

AJANDANIZA not edeceğiniz önemli bir buluşma. Yaşar Kemal’i her fırsatta okumalıyız. Bize çok şey söyleyecektir.

(Doğan Hızlan’ın 12 Ocak 2017 tarihli Hürriyet Gazetesi’ndeki köşe yazısıdır.)