Yaşar Kemal’in Coğrafyası

Kısa süre önce yitirdiğimiz Yaşar Kemal için onun doğup büyüdüğü topraklarda nitelikli bir anma programı yapılıyor. Daha dün gibiydi ona veda ettiğimiz Teşvikiye Camii’ndeki tören. Ama üzerinden ne kadar zaman geçtiğini yakın dostu Arif Keskiner‘den öğreniyoruz:

“Aramızdan ayrılışının ikinci yılında…”

Anlıyoruz ki Yaşar ağabeyi sonsuzluğa uğurlayalı iki koca yıl geçmiş.

20-21-22 Nisan günleri devam edecek etkinliğin tam adı “Yaşar Kemal Buluşmaları 1- Osmaniye” olarak saptanmış. Ama bir de üst başlığı var:

“Yaşar Kemal Kültür Sanat Edebiyat Festivali”

Yaşar Kemal Platformu adına bu “buluşmaların” amacını yine Arif Keskiner’den dinleyelim:

»Amacımız sayısız ulusal ve uluslararası ödül sahibi ünü dünyayı sarmış hemşerimizi bundan böyle her yıl sevgi ve özlemle anmak, unutmamak ve unutturmamaktır.

İşe çocuklardan başlamayı seçip Osmaniye’deki ilk ve ortaokul öğrencileri arasında Yaşar Kemal ve onun izleri temalı bir resim yarışması düzenlendi. Çocuklar ile büyük yazar arasında son derece sıcak köprüler kurulduğunu yarışma sergisini gezince görüyorsunuz.

Sergi sonrasında Yaşar Kemal’in aynı adlı eserinden sinemaya uyarlanan “Yılanı Öldürseler” filminin özel gösterimi vardı. Ama ondan önce Nebil Özgentürk‘ün hazırladığı Yaşar Kemal belgeseli gösterildi. Ardından da 1981’de çekilen filmin yönetmeni ve başrol oyuncusu Türkan Şoray ile Nebil Özgentürk söyleşi yapıldı.

Söyleşi sırasında Nebil, iki kez Türkan Şoray‘ı yerinden kaldıran sürprizler yaptı. Birinde hastalığı nedeniyle Osmaniye’ye gelemeyen filmin erkek başrol oyuncusu Ahmet Mekin‘i telefonla salona bağladı. Tabii Türkan Sultan’a da… İkili arasında duygusal konuşmalar geçti. En çok da Yaşar Kemal…

İkinci sürpriz ise sadece Türkan Şoray’ı değil bütün salonu ayağa kaldırdı. Filmin ana karakteri küçük bir çocuktu… Türkan Şoray’ın oğlunu canlandırıyordu. Ahmet Mekin, Türkan Şoray, Aliye Rona, Yaman Okay, Erol Demiröz, Talat Bulut, Hüseyin Peyda ve Mahmut Cevher gibi sanatçıların arasında son derece güçlü bir oyun veriyordu.

Şoray, çekimler sırasında geceleyin ciddi bir trafik kazası da geçirdiklerini anlatıyordu ki, Nebil sordu:

»Araçta kimler vardı?

Benim asistanım Zafer Par aracı kullanıyordu. Ön koltukta ben, arkada Güneş Karabuda vardı, bir küçük oyuncumuz vardı..

»Adını hazırlıyor musunuz?

Valla çok yıl geçti filmin afişine bakmak lazım.

Ben söyleyeyim Pars Sezer… Ve Pars şimdi burada!..

Aradan tam 36 yıl geçmiş ve hiç görüşmemişler. O zaman 10 yaşında bir çocuk olan Pars Sezer şimdi bölgede faaliyet gösteren büyük bir firmanın genel müdürü olmuş. Türkan Sultan filmdeki oğlunu sahibi bir ana şefkatiyle sarıldı, öptü.

Sonra merakla sordu:

»Daha sonra başka filmlerde oynadın mı?

-Sizinle oynadığım filmim ilk ve son filmim oldu.

Birlikte fotoğraf çektirirken salonda bulunanların gözleri dolmuştu.

Yaşar Kemal Buluşmaları’nın ortasında geniş bir sempozyum yer alıyor. Adnan Binyazar “Dede Korkut’tan Yaşar Kemal’e Ağıt Kültürü” başlıklı bir sunum yapacak. Usta yazarın edebiyatında çocuk konusu ikinci oturumda Yalvaç Ural’ın yönetiminde Feridun Andaç, Prof. Dr. Sedat Sever, Doç. Dr. Seza Yılancıoğlu birer konuşma yapacaklar.

Yaşar Kemal Araştırmaları Nasıl Yürütülmeli? Başlıklı oturumu yazarın eşi Ayşe Semiha Baban Göğceli yönetecek. Prof. Dr. Cevat Çapan, Prof. Dr. Onur Bilge Kula, Prof. Dr. Kenan Mortan tartışacaklar.

Şenliğin son günü ise Yaşar Kemal’in köyü olan Hemite’ye gidilecek ve orada Uçurtma Şenliği yapılacak.

Bu türden etkinlikler büyük şehirlerde yapılabiliyor. Ama yazarın kitaplarındaki coğrafya içinde gerçekleştirmek başlı başına bir halk sevgisi ve saygısına denk düşüyor.

Bu hali de Yaşar Kemal’e çok yakışıyor.

(Nazım Alpman’ın Birgün Gazetesi’ndeki yazısıdır.)